Dikkat! Neden 16+? 16- yaşlardaki bir çocuk bu yazıyı ciddiye alabilir ve sakıncalı olabilir…16+ değilseniz lütfen pencereyi kapatınız! :)

Bu yazım da eski arşivden… Güncelliğini yitirmemiş bir yazı olduğu için tekrar paylaşmak gereği duydum. Buyrun okuyun. :)

Dedikodu nasıl mı yapılır? Merak ettiniz değil mi, ne diyeceğimi? Bakalım ne diyorum bu konuda…

Aslında amacıııııım……… (Devamını en son paragrafa saklıyorum. Önce bir bakalım dedikodu nasıl yapılırmış? :) )

Varan biiiiiiiiiiir AŞIRI MERAK : Sözüm ona meraklı Melahat’ler ( Melahat’ler alınmasın efendim. Halk arasında dile yerleşmiş bir deyim olduğu için kullanıyorum. Affola…) vardır ya onlara ne kadar yakın olursanız, o kadar dedikoduya da yakın olursunuz. Kulağınıza küpe!

Varan ikiiiiiiiiiii PSİKOMANYAKLIK DERECESİNDE HIRS : Böyle bir yapıya bürünebilirseniz, ne ala! O zaman sizden başarılı insanların kötü yönlerini görme yeteneğine kavuşursunuz. Kavuştunuz mu? Tebrikler! Artık başarılı dostumuz (!) hakkında bildiklerinizi çevrenizle paylaşmaya başlayabilirsiniz. Ne kadar da masumca… Hep demez miyiz, BİLGİ PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR!!!

Varan üüüüüüüüüüüç ÇARPITILMIŞ BİR ARKADAŞ SEVGİSİ : Farz-ı misal çook sevdiğiniz arkadaşınızın bir hatasını gördünüz. Onu uyarmalısınız ama nasıl? Arkdaşınızın yüzüne karşı konuşamayacak kadar cesaretsizsiniz.(!)( Cık, cık! Ne ayııp. Hep öyle olur zaten. “Söyleyemedim…”, “Nasıl söyleyebilirdim ki?…” )Bu aşamada durumu 3. bir şahsa anlatmak gerek. Varsın o uyarsın. Sonuçta yine arkadaşımızın arkasındayız, değil mi? Hehe! Varsın başlasın dedikodular.(-Kim demiiş?Emin misin?-Herhalde! En yakın arkadaşından duyduuuuuum! :D )

Varan dööööööööört DERDİNİ PAYLAŞ! : İşte size bir malzeme daha! Bu maddemizi uygulamanız için karşınızdakinin size güvenmesi gerekir. En kötü ihtimalle o anda güvenmelidir. Öncelikle, baktınız canı sıkkın. Gidin dertleşiverin! Yani o anlatsın, siz dinleyin. Siz dinleyin, sonra siz anlatın. ( Ona değil tabii ki de diğerlerine! )Dedikodu sağ olsun!Dedikodu var olsun!Anlamayan var mı? Peki ya anlayan???

Varan beeeeeeeeeeş Aaaşk! (EHeuhehe :) ) : Aşk nelere kadirdir! Aşıksınız, ama o da başkasına aşık… Yaa ufacıcık, yalancıcık dedikodudan ne çıkar ki? Atıverin kuyuya bir taş, 39 akıllı artııı aşkınızın aşkı çıkarmaya çalışsın!Yaşasın dedikodu!

Yaşasın kötülük!

….amacım size bu konuda küçük çaplı bir eğitim vermek değil. Sadece sizlere sosyal bir mesaj vermek istedim. Toplumumuzun büyük bir kısmı bu gereksiz, anlamsız ve yıkıcı etkisi olan dedikoduyla uğraşmaktadır. Magazin basınıyla bir kısma da meslek olmuş durumda. Yani bir şeyleri illa da ortaya çıkartmak gibi bir gayeniz varsa, bunlar yapıcı olsun. İnsanları yapıcı eleştirin ki, onlara olumsuz davranışlarını düzeltmelerine imkan sağlayıp, değer katın! İşte ben böyle düşündüğüm için değer katan insanlara daha çok saygı duyuyorum.Beni istediğiniz gibi eleştirin. Ben etkilensem etkilensem 2-3 gün etkisinde kalırım. Sonra yine normale dönerim. İnsan ya bu, duygusal varlık! Etkilenmemek duygusuzluktur. Hele ki ben, çok göstermesem de, (hatta belki kimilerine göre hiç) çok duygusal bir varlığımdır. :)Diyorum ki, eğer bu yazıma başlık olarak, “Dedikodu kötüdür! E! Pis!” diye bir başlık atsaydım ve kötü yanlarını maddeler halinde sıralasaydım ilgi çekmezdi. Eh, ne de olsa öğüt verilmesini pek sevmeyen bir toplumuz ya. :) Başlığa “Dedikodu nasıl yapılır?” yazdım, maddeler halinde sıraladım da n’oldu? Bilemiyorum…Erdal abi [DEMİRKIRAN] , diyor ki, “Dedikodu, beyni küçültür!” Yüreğine sağlık abi! Bence de öyle!Küçücük, minnacık, ufacık beyinleriniz olsun istiyorsanız maddeleri harfi harfine uygulayınız. Aksi takdirde kocaman bir beyniniz olacak. Eh çok kapasite, çok bilgi. Çok bilgi, çok öğrenme. Çok öğrenme, çok çaba. Çabalamayın efendim. Zahmet olmasın sonra?

Bu da d3nizce olsun:

“Küçük bir su kuyusu erken dolar, erken harcanır. Büyük bir su kuyusu geç dolar, geç harcanır.”

Küçük küçük gereksiz şeylerle kafamızı şişirmeye hiç gerek yok. Daha güzel, daha yararlısını öğrenmeye bakalım.Felsefemiz, doğru olanı, güzel olanı bilmek. Bilmediğine ulaşmaya çalışmak, ulaşmak olsun.Dedikodu yapmayalım, yapanları uyaralım. Boşuna birbirimizi üzmeyelim, kırmayalım. Vaktimizi harcamayalım…Umarım mesajımı alanlarınız olmuştur. Benim gibi düşünüyor ya da düşünmüyorsunuz. Bu çok önemli değil. Benim amacım kendi fikirlerimi sizlerle paylaşmak. Dilerseniz farklı fikirlerinizi siz de benimle paylaşabilirsiniz. Benim blog-um sizin blog-unuz. :) Rahat olun. Özgürsünüz!

Sevgilerimle…

About admin

Deniz is an Asistant Art Manager at ATIG Investment Securities, one of the remarkable company of the financial sector in Istanbul. She has been working on User Interfaces, Experience and Interaction Design as a lead designer.