Dün çok orjinal bir gün geçirdiğimi söyleyebilirim. Sadece normal bir güne uyanmak istemiştim oysa…

Sabah 06:00′da savaşa girmiş gibi uyandım! Sağ kulağımda olaylar oluyordu. Bilyelerle birlikte bir kavanoza koymuşlar da sallıyorlarmış gibi. Tam bir işkence!

Çok kötü hissettim. Sağır olacağım, öleceğim sandım. :( Sonra hızlıca hazırlandım, acile gittim. Üsküdar Yunus Emre Hastanesi’ne gittim önce. Orada KBB uzmanı olmadığı için birşey yapamayacaklarını söylediler. Ben de sinirli sinirli, Numune’ye gitmeden önce biraz para olsun cebimde diye bankadan para çekmeye gittim. Ben o sırada yine kıvranıyordum tabii. Sonra elimi kulağıma bir attım, ne gelsin elime? Karınca! :( Ağlamak istedim o an! Elime aldığım gibi attım. Karıncaları şahsen pek sevmem. Yolda zaten sürüyle önüme çıkıyorlar, onları ezmemek için o kadar uğraşıyorum, sen çık gir kulağıma. Hani çok mu sevdiler beni bilemedim ki? Ama karınca bir düşünür, bu insan kulağıdır, içine buradan girersem ona eziyet ederim diye. Ama yok yani. Her neyse, sevgili misafirim dışarı çıkınca dünya benim için normale döndü ama ben yine de Numune’ye gittim. Hani kol, bacak vb. birşey bırakmasından, kulağımın duvarlarını yemeğe kalkmış olmasından korktuğum için bir görüneyim dedim. Gittim acile. Kontrol ettirdim, birşey yok dediler. Doktorlar alışmış sanırım bu tür durumlara hiç şaşırmadılar. :D Ben olsam şaşırırdım, karıncanın orada ne işi var? Yok yani o kadar kamp yaptık. Ormanda böyle birşey olmamışken, evimin içinde, şehrin ortasında niye? Bu şehirli karıncalar, çok mu şaşkın oluyor ne?

Derken eve döndüm. Biraz kendime geldikten sonra işe gittim. Gün içinde işlerimle ilgilenip, işten ayrıldım. Yolda taksi beklerken kolumu kuş pisledi, iyi mi? :( O an dedim ki, ben kötü birşey yaptım ve evren bana mesaj vermeye çalışıyor! Başka biri olsa piyango bileti almalıyım derdi belki de. :D Peçete ve ıslak mendil yardımlarıyla kolumu temizledim. Sonra taksi beklemeye devam ettim ve nihayetinde bir taksi geldi.

Kaçkar TV’de çalışan arkadaşım Seda’nın yanına gittim. Orada oyalanırken rahatsızlandım. Sanırım tansiyonum düştü. Mide bulantısı, şiddetli başağrısı başladı. Ellerim titriyordu hafiften. Ayakta duramıyordum. Sonra biraz uzandım. İlaç aldım. Midem için soda verdiler. Yarım saate kadar da kendime geldim biraz. Dışarı çıktık ve daha iyi oldum. Aç karnına ilaç içmenin verdiği bir rahatsızlık da olabilir tabii. Sonra yemek için Garden İskender’e gittik. Ben az çorba ve ton balıklı salata istedim. Salatayı afiyetle yedim, çorbamı da bir güzel içtim. :) Artık iyi olmuştum. Dondurma yiyebilirdik. :D Dondurmamızı da yedik. Yürüyerek Beşiktaş İskele’ye geldik ve Üsküdar’a döndük.

İşte böyle şiddet dolu bir gün geçirdim. Unutmayayım diye de yazayım dedim. Garip ve unutmamam gereken bir gündü. Siz de unutmayın, kulağınıza karınca kaçarsa çıkmasını bekleyin. :D Kulağınıza cisimler sokarak çıkarmaya çalışmayın.

About admin

Deniz is an Asistant Art Manager at ATIG Investment Securities, one of the remarkable company of the financial sector in Istanbul. She has been working on User Interfaces, Experience and Interaction Design as a lead designer.